Manzaranın Ötesinde Bir Deneyim: “Manifest Roof”un İlham Veren Yolculuğu...
Manifest Roof İşletme Müdürü Ahmet Gök; Galata’nın kalbinde gastronomi, müzik ve atmosferi buluşturan bu özel konseptin hikâyesini ve “unutulmaz deneyim” vizyonunu anlatıttı. Manifest Roof sadece bir restoran değil; manzara, lezzet ve duygunun kusursuz dengesiyle misafirlerine eşsiz anlar vadeden bir deneyim alanı.
1. Manifest Roof’un kuruluş hikâyesiyle başlayalım. Bu projeyi hayata geçirme fikri nasıl ortaya çıktı ve sizi en çok motive eden unsur neydi?
Manifest Roof aslında uzun yıllara dayanan bir hayalin ürünü. Yaklaşık 20 yıllık restoran deneyimim boyunca hep şunu düşündüm: İnsanlar sadece yemek yemek için değil, kendilerini iyi hissedecekleri bir atmosfer için dışarı çıkıyor. Galata’nın tarihi dokusu ve eşsiz manzarasıyla birleşen bir rooftop fikri zamanla netleşti. Beni en çok motive eden unsur ise İstanbul’da misafirlerimize gerçekten “unutulmaz” bir deneyim sunabilmekti. Sadece bir restoran değil, bir hikâyesi olan, duygusu olan bir yer yaratmak istedim.
2. Mekânın tasarımı ve atmosferi oldukça etkileyici. Bu ambiyansı yaratırken ilham kaynağınız ne oldu?
Tasarım sürecinde en büyük ilham kaynağımız Akdeniz yaşam tarzı ve İstanbul’un tarihi silüetiydi. Bu noktada uzun yıllardır sektörde birçok başarılı projeye imza atmış mimarımız Belgin Açıkalın ile birlikte çalıştık. Cam tavan ve açık manzara fikriyle misafirlerin kendini adeta şehrin içinde değil, üzerinde hissetmesini amaçladık. Bir yandan Galata Kulesi ve tarihi yarımada, diğer yandan modern bir dokunuş… Bu kontrast aslında Manifest’in ruhunu oluşturuyor.
3. Günümüzde restoranlar sadece yemek sunmuyor, aynı zamanda bir deneyim vadediyor. Sizce Manifest Roof’u İstanbul’daki diğer mekânlardan ayıran en önemli özellik nedir?
Bence en büyük farkımız bütüncül bir deneyim sunmamız. Yani sadece iyi yemek değil; manzara, müzik, servis kalitesi ve mutfak anlayışının hepsi aynı seviyede güçlü. Bu noktada mutfak şefimiz Nazım Cabbar’ın dokunuşu çok önemli. Akdeniz mutfağını modern bir yorumla ele alması, menüyü klasiklerin ötesine taşıyor. Misafirlerimiz burada sadece yemek yemiyor, gerçekten bir akşam yaşıyor.
4. Gastronomi, müzik ve manzara üçlüsü Manifest Roof’un kimliğinde önemli bir yer tutuyor. Bu unsurlar arasında dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
Bu üçlü aslında çok hassas bir denge gerektiriyor. Her bir unsurun kendi karakteri var ama hiçbiri diğerinin önüne geçmemeli. Mutfakta şefimiz Nazım Cabbar’ın yaklaşımı da tam olarak bu denge üzerine kurulu; tabaklar hem görsel hem lezzet anlamında güçlü ama asla abartılı değil. Müzikte ise günün saatine göre değişen bir akış kurguluyoruz. Gün batımında daha soft, ilerleyen saatlerde daha enerjik ama hâlâ rafine bir çizgide ilerliyoruz.
5. İstanbul gibi dinamik ve rekabetin yoğun olduğu bir şehirde marka yaratmak kolay değil. Sizin bu yolculukta benimsediğiniz iş felsefesi nedir?
Bizim en temel felsefemiz sürdürülebilir kalite. Kısa vadeli popülerlik yerine uzun vadeli marka değeri oluşturmayı hedefliyoruz. Detaylara çok önem veriyoruz; servis kalitesinden kullanılan malzemeye kadar her şey belirli bir standarda bağlı. Aynı zamanda samimiyet de çok önemli. İnsanlar kendini iyi hissettikleri ve değer gördükleri yerlere tekrar geliyor.
6. Manifest Roof’un misafir profili hakkında neler söyleyebilirsiniz? Buraya gelen konuklar nasıl bir deneyim arayışı içinde oluyor?
Genel olarak deneyim odaklı bir misafir profilimiz var. Özel anlarını kutlamak isteyenler, keyifli bir akşam geçirmek isteyenler ve farklı bir atmosfer arayan misafirler bizi tercih ediyor. Misafirlerimiz kaliteli yemek, iyi kokteyl ve etkileyici bir ambiyansı bir arada yaşamak istiyor. Yani buraya gelen herkes aslında kendine ait özel bir an yaratma arayışında oluyor.
7. Girişimcilik serüveninizde sizi en çok zorlayan ve aynı zamanda en çok gururlandıran an neydi?
Bu süreçte en zorlayıcı şey, yüksek beklentilere sahip bir projeyi hayata geçirirken her detayı kusursuz şekilde yönetebilmekti. Konseptten operasyona kadar her aşamada ciddi bir emek ve sabır gerekiyor.CAma aynı zamanda en gurur verici an da bu sürecin sonunda ortaya çıkan işi görmek ve misafirlerden gelen olumlu geri dönüşler oluyor. İnsanların burada mutlu anlar yaşadığını görmek, tüm emeğin karşılığı.
8. Gelecek planlarınıza değinecek olursak, Manifest Roof için yeni projeler, farklı şehirler ya da konsept genişlemeleri gündeminizde mi?
Manifest aslında bizim için bir başlangıç. Markayı zaman içinde doğru adımlarla büyütmek istiyoruz. Farklı şehirlerde ve farklı konseptlerle bu hikâyeyi genişletmek planlarımız arasında.Ama en önemlisi, bulunduğumuz noktada standardı sürekli yukarı taşımak. Manifest’i sadece bir mekân değil, güçlü bir marka haline getirmek istiyoruz.