Page 4 - Bİ MAGAZİN NİSAN 2026
P. 4

4





















           KAZANANI OLMAYAN BİR SAVAŞ



           Otuz  yılı  aşkın  süredir  eğlence  sektörünün  içindeyim.  Işıkların  hiç  sönmediği
           geceleri, sabaha kadar süren umutları, bir masada kurulan hayallerin ertesi gün
           bir  markaya  dönüştüğünü  gördüm.  90’lı  yılların  o  hızlı  yükselişine  de  tanıklık
           ettim; krizler geldi, geçti… Ama hiçbir zaman bugünkü kadar derin, bu kadar
           çok katmanlı bir kırılma anına şahit olmadım.
           Bugün geldiğimiz noktada eğlence sektörü yalnızca bir sektör değil, adeta bir
           yol  ayrımında.  İşletmecinin  önünde  iki  seçenek  var  gibi  görünüyor:  Ya  artan
           maliyetlerin baskısıyla fiyatları yükseltecek ve müşteri kaybını göze alacak ya
           da fiyatları sabit tutup, her geçen gün biraz daha eriyerek kaçınılmaz bir sona
           yaklaşacak. Bu, klasik bir ekonomik denklem değil; bu, duygusal bir tükenişin
           de hikâyesi.
           Çünkü bu sektör sadece rakamlardan ibaret değil. Bir kokteylin içinde yalnızca
           alkol  yoktur;  yılların  emeği,  bir  barmenin  ustalığı,  bir  şefin  yaratıcılığı,  bir
           garsonun gülümsemesi vardır. Bugün o gülümsemeler yorgun. Çünkü herkes aynı
           anda sıkışmış durumda. Tedarik zincirinden kiralara, enerjiden iş gücüne kadar
           her kalem, işletmelerin omzuna biraz daha yük bindiriyor.
           Bu yaz özellikle yazlık tatil beldelerinde alıştığımız o canlı, ışıltılı tabloyu görmek
           kolay olmayacak. Sahiller yine dolacak belki, müzik yine çalacak… Ama perde
           arkasında bambaşka bir hikâye yazılıyor. Turizmciler de işletmeciler de ilk kez   Suat Ekiz
           aynı anda bu kadar belirsiz, bu kadar kırılgan bir zeminde duruyor. Ve belki de
           ilk kez kimse içten bir şekilde “yarın düzelir” diyemiyor.
                                                                             Bimagazin Dergisi
           Daha da acı olan şu: Bu bir sektörün hikâyesi değil sadece. Bu, mutfakta ter döken
           aşçının, gece boyunca ayakta duran servis ekibinin, tedarikçiden lojistiğe kadar   Yayın Yönetmeni
           uzanan  görünmeyen  bir  zincirin  hikâyesi.  Yani  kaybeden  yalnızca  işletmeci
           olmayacak; bu sektörün etrafında şekillenen binlerce hayat, binlerce ev de bu
           yükü hissedecek. Eğlence dediğimiz şey aslında bir lüks değil; şehirlerin ruhudur,
           insanların nefes aldığı alandır. Ve o ruh zayıfladığında, yalnızca işletmeler değil,
           şehirlerin enerjisi de eksilir.
           Belki de şimdi asıl sorulması gereken soru şu: Bu sektör sadece ayakta kalmaya
           mı çalışacak, yoksa yeniden kendini tanımlayıp daha sürdürülebilir bir modele mi
           evrilecek? Çünkü her kriz, içinde bir dönüşüm ihtimali de taşır. Ama o dönüşüm,
           görmezden gelinerek değil; konuşularak, anlaşarak ve birlikte hareket edilerek
           mümkün olur.                                                          İnstagram / bimagazin
           Bu yaz zor geçecek, bunu inkâr etmenin kimseye faydası yok. Ama belki de   YouTube / Bimagazin
           bu zorluk, eğlence sektörünün yeniden doğuşunun ilk adımı olur. Yeter ki ışıklar
           tamamen sönmeden, o ışığın neden yandığını hatırlayabilelim.          Web / www.bimagazin.com







         NİSAN 2026
   1   2   3   4   5   6   7   8   9