Page 89 - Bİ MAGAZIN OCAK 2026
P. 89
Bi RÖPORTAJ
89
duygusal bir karşılık bulduğunda üretim süreci başlar. Çalışmalarım bilinçli bir kurgudan çok, içsel bir birikimin ve duygusal
farkındalığın doğal bir yansımasıdır.
Emeklilik sizin için nasıl bir dönemeç oldu? Savcılığı bırakıp tamamen sanata yoğunlaşmak nasıl hissettirdi?
Uzun bir süre evde bir odayı atölye olarak kullandım; ancak bu alan ve mesai saatleri dışında sanata ayırabildiğim zaman
zihnimde tasarladığım işleri üretmek için yeterli olmuyordu. Emeklilik dönemi bana sanata özgürce ayırabileceğim zamanı sundu.
Erken kalkma kaygısı olmadan, sabahlara kadar resim yapabilmek uzun zamandır özlemini duyduğum bir şeydi. Bu hayali
gerçekleştirmek beni mutlu etti. Bugün hâlâ aynı mutluluk ve üretme coşkusuyla çalışmayı sürdürüyorum.
Günlük yaşamınızda sanat dışında neler yapıyorsunuz? Gününüz nasıl geçiyor, sabahları nasıl başlar, akşama kadar nelerle uğraşırsınız?
Günlük yaşamımda sanat dışındaki pek çok deneyimi emeklilik öncesinde yaşadığımı düşünüyorum. Bu nedenle son beş yıldır
neredeyse tüm zamanımı yalnızca sanata ayırıyorum. Atölyem köyde; köy kahvesi dışında sosyal bir alanın olmadığı bu ortam
bana sakin ve yoğunlaşmaya elverişli bir çalışma düzeni sunuyor. Günüm genellikle öğle saatlerinde başlıyor; geceleri çalışmayı
sevdiğim için sabaha karşı yatıyor, öğlen uyanıyorum. İki dönüme yakın bahçemde çiçeklerle, böceklerle uğraşmak günlük rutinimin
bir parçası. Düzenli yürüyüş yapmak ve gündemi takip etmek de vazgeçilmezlerim arasında. Hava karardıktan sonra atölyeye
geçiyor ve çalışmaya başlıyorum. Günlerim çoğunlukla bu ritimde akıyor. İstanbul’da önemli gördüğüm sergiler olduğunda ise
onları takip etmeye özen gösteriyorum.
Hayatınızın bu aşamasında sanat, size ne kazandırdı? Huzur mu, kendinizi ifade etme özgürlüğü mü, yoksa yeni bir kimlik mi?
Sanat, bana güçlü bir kimlik ve özgünlük duygusu kazandırdı. Sözcüklerle ifade edemediğim duygu ve düşünceleri görünür kılma
olanağı sundu; iç dünyamla dış dünya arasında bir bağ kurmamı sağladı. Sanat, zamanla özgüvenimin güçlenmesine de önemli
ölçüde katkı sağladı.
Yeni kuşak sanatçılara tavsiyeniz ne olur? Hukuk gibi ciddi, disiplin gerektiren bir meslekten gelip sanatla ilgilenenlere ne söylemek
istersiniz?
Yeni kuşak sanatçılara hazır reçeteler sunmanın çok anlamlı olmadığını düşünüyorum. Yine de şunu söyleyebilirim; bakmakla
görmek arasındaki farkı öğrenmeden üretmek mümkün değil. Sergi gezmek, usta sanatçıların işlerine bakmak bir “ödev” değil;
kendi sınırlarını fark etmenin en doğrudan yoludur. Ancak taklit etmemeyi de hayranlıkla mesafe koymayı da aynı anda öğrenmek
gerekir.
Gelecekte planlarınız neler? Yeni bir sergi, farklı bir sanat dalı denemek, belki bir sergi serisi?
Kişisel bir sergi hazırlığındayım ancak henüz tarih belirleme aşamasına gelmedim. Tasarladığım ve tuvale aktarmak istediğim
çok iş var, önümüzdeki dönemde çok çalışmayı planlıyorum.
OCAK 2026

